13 Ağustos 2015 Perşembe

Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş : Kitap Yorumu


''Ertesi gün hiç kimse ölmedi.''

Dünyada her şey olması gerektiği gibi işlerken birgün adı bilinmeyen bir ülkede hiç kimse ölmüyor. Bazı insanlar bunu ''ölümü yendik'' şeklinde algılarken, bazıları yaratıcı tarafından ödüllendirildiklerini düşünüyor.  Bazı insanlar ölümün bittiğine dolayısıyla sonsuz yaşam zevkine kavuştuklarını düşünürken, bazıları bu durumdan başka ne gibi çıkarlar sağlayabileceklerini düşünüyor. Jose Saramago ölümün yok oluşunu din,devlet,siyaset üçlüsü açısından ele alıyor.



İlk başlarda ölümün yok olması çok güzel bir olgu, bir nimet gibi görünse de zaman içinde olumsuz sonuçları gözler önüne seriliyor. Sonuçta bir denge bozuluyor. İnsanlar her geçen gün daha da yaşlanıyor, fakat ölmüyorlar, ölemiyorlar. Etraf ızdırap çeken, ölmek isteyen yaşlılarla doluyor. Ölmesi gereken gençler için de durum aynı. Kimse ölmediği için ülkedeki yaşlı sayısı gün geçtikçe artıyor. Yaşlı nüfusu arttıkça  ödenecek emekli maaşı sayısı artıyor. Bunun sonucunda devlet ekonomik bir çıkmaza giriyor. İnsanlar hiç ölmeyecek olan yakınlarına bakıp bakmama konusunda ahlaki çıkmazlar yaşıyor. Bu durumda ortaya maphia denen bir örgüt çıkıyor ve insanların ölmek isteyen veya ölmesini istedikleri yakınlarını sınır dışına götürüp defin işlemini gerçekleştiriyor. Çünkü ölümsüzlük sadece bu adı bilinmeyen ülkenin sınırları içerisinde geçerli. 

Günün birinde ölüm bir mektup yazıyor ve tekrar geri geleceğini, bugüne kadar ölmemiş kişilerin gece yarısından sonra öleceğini belirtiyor. Bu defa insanları tekrar bir ölüm korkusu sarıyor. Ölüm ayrıca bundan sonra insanların ölmeden bir hafta önce mektup alacaklarını yazıyor. Ölümün tekrar geri gelmesi, ölmeden önce ölüm vakitleriyle ilgili haber alacak olan sonsuza dek yaşayacaklarına inanmış olan insanlar için epey zor olacaktır. Bu ölüm mektupları da rutin olarak devam eder. Birgün ölümün yolladığı mektuplardan biri geri gelir.  Ölüm bu mektubu defalarca yollamasına rağmen mektup sürekli geri gelmektedir. Ölüm bu durum karşısında epey şaşırır çünkü daha önce başına böyle bir şey gelmemiştir. Ne yaptıysa adama mektubu ulaştıramaz ve mektubu ulaştırmak için kadın bedenine bürünür. 


Kitap akıcı ve sade bir kitap değil, cümleler uzunca. Ben bu durumu genel olarak sevsem de son 50 sayfada sıkıldım. Kitapta anlatım yazar tarafından sık sık kesintiye uğruyor. Yazar geçmiş sayfalarda anlatması gereken ama anlatmadığı, özellikle detaycı kişilerin kafasına takıldığını düşündüğü şeylerden bahsediyor. Özellikle kitabın sonu çok etkileyici. --SPOILER BAŞLANGICI--Açıkçası böyle bir son beklemiyor ölümün mektubu adamdan hoşlanmasına rağmen ulaştıracağını düşünüyordum. Kitabın sonundan aslında ölümün öldürme işinden vazgeçtiğini ve bir insan olduğunu anladım. Bu yüzden de ''Ertesi gün hiç kimse ölmedi.'' cümlesi kullanılmış.--SPOILER SONU-- Kitap konu itibari ile gayet yaratıcı. Özellikle ölümü seri katil olarak nitelendirmek kaçımızın aklına gelirdi ki ? Bu yaratıcı konu güzel bir şekilde işlenmiş. Kitabın çevirisinde bize ait deyimler ve atasözleri var. Keşke çevirmen onları  Türkçe'ye bu şekilde çevirmek yerine aslını yazıp not kısmında da o dildeki anlamını Türkçe olarak yazsaymış. Ah çevirmen vah çevirmen. Anlatımda kişilerin diyalogları yan yana normal düz yazı akışı ile virgülle ayrılarak yazılmış.

Ölüm ve ölümsüzlüğün sorgulandığı, kişiyi bolca düşündürmeye iten farklı bir kitap okumak isteyenlere tavsiye ederim. Ben uzun cümlelere dayanamam diyenler için doğru seçim değil.

Alıntılar:

'' Her ikisi de toprağın üzerinde diz çöktüler, ölümü kandırmaya gelen ölüler için acı çekiyorlardı.''

'' Kanepede biraz kestirdi, hiç bitmeyecek bir uykuya dalmak ve hiç uyanmamak istedi.''

''Eller açılıp kapandıklarında,okşadıklarında ya da vurduklarında,gözyaşlarını sildiklerinde ya da bir gülümseyişi gizlediklerinde, bir omza konduklarında ya da veda etiklerinde,çalıştıklarında ya da hareketsiz kaldıklarında, uyuduklarında ya da uyandıklarında konuşurlar...''



10 yorum:

  1. Kitap konusu itibari ile oldukça güzele benziyor. (Spoiler bölümünden uzak durdum) Ancak uzun cümlelerin sıkça kullanıldığını söylemen beni biraz korkuttu ancak kenara not edildi. Bakalım ulaşırsam okurum yakında.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Konusu gerçekten yaratıcı. Kitap Hırsızından başka bu tarz bir kitap okumadım. Bir çırpıda değil de yavaş yavaş okursunuz siz de, okunması gereken bir kitap bence.

      Sil
  2. Merhaba blog keşif etkinliğinden geldim ve takibe aldım. Takip edersen sevinirim ^^ http://yesmyldrm.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  3. Böyle ilginç kitapları keşfedince çok mutlu oluyorum, kesinlikle (çeviriye rağmen) okunması gereken bir kitaba benziyor. Ben de kendi listeme ekliyorum, ilk fırsatta okumaya çalışacağım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlu olmanıza sevindim, iyi okumalar diliyorum :)

      Sil
  4. merhaba blog keşiften bloğunuzu buldummm ve beğendim takibe aldım sizi bana da beklerim :D http://blogbakkali.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  5. Merhaba! Bende blog işinde yeni sayılırım. Eğer blogumu ziyaret etmek isterseniz beklerim ^^ http://snoopyninguncesi.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  6. merhaba blog keşif etkinliğinden geliyorum bloğunuzu takibe aldım bende bekliyorum bloğuma ;)

    http://misevimm.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  7. Hepiniz ayrı ayrı hoşgeldiniz sefalar getirdiniz, uzunca bir süredir yoktum o yüzden geç dönüş yaptım :)

    YanıtlaSil

Link içeren yorumlar onaylanmayacaktır.