24 Mart 2017 Cuma

Paper Girls | Çizgi Roman



Paper Girls Brian K. Vaughan tarafından yazılan bir çizgi roman serisi. Vaughan'ı Saga serisinden tanırsınız. Ve daha bir çok popüler çizgi romanın yaratıcısı. Paper Girls biraz eski yıllarda geçiyor, gazete dağıtılan yıllarda. Kahramamızın adı Erin, kendisi gazete dağıtıcısı. Bir sabah maceraya atılacağı üç kızla tanışıyor. Bir noktadan sonra olaylar bilim kurguya kayıyor. Kızlar bazen geçmişe gidip Amazon Kadınları'nı görüyor, bazense geleceğe gidiyorlar. Erin kötü klonuyla ve 20'li yaşlarının sonundaki haliyle tanışıyor.

Merak edenler için muhteşem dörtlü

Şirin bir çizgi roman olduğunu düşünüyorum. Uzun süredir bu kadar sevdiğim bir çizgi roman olmamıştı. Ergenliğin o acemiliğini ve samimiyetini tümüyle barındırıyor. Çizimlere de bayıldım, her bir sayının farklı bir renk teması var. Seri 2015'te başlamış. Şu an devam ediyor. Paper Girls #13 5 Nisan'da çıkacak. Ben de artık güncel okuyacağım :-)

Günümüze geldikleri bir kısımda şöyle bir şey vardı :-)



Meraklısına Not: Ben internetten online olarak okuyorum. Henüz Türkçe'ye çevrilmemiş. Fakat İngilizce satışı var.

7 Mart 2017 Salı

2017 Okuma Listem

2017'de okumak istediğim kitaplara dair bir liste hazırladım. Listelere sadık kalamıyorum, ama denemek istedim. Burada paylaşmamın nedeni de kendimde bir sorumluluk duygusu oluşturmak :-) Kitapları okudukça yorumlarını da bu yazıya ekleyeceğim. 


Modern Klasikler:
1) Sineklerin Tanrısı
2) Otomatik Portakal
3) Casus
4) Mozart ve Deyyuslar
5) Ermiş
6) Genç Bir Doktorun Günlüğü
7) Deniz Feneri
8) Korku
9) Olağanüstü Bir Gece
10)Vişne Bahçesi
11) Amok Koşucusu

Klasikler:
1)Katip Bartleby
2)Bir Yaz Gecesi Rüyası
3)Kırmızı ve Siyah
4)Robinson Crusoe
5)Venedik Taciri
6)Öteki Ben
7)İki Şehrin Hikayesi
8)Macbeth
9)Gurur ve Önyargı

Diğer:
1)Yerdeniz #2
2)Kapı Birden Vuruldu
3)Triffidlerin Günü
4)Sisifos Söyleni
5)Yaşamın Ucuna Yolculuk
6)Kitaplarına Girmeyen Şiirler
7)Ay Işığı
8)Kabil
9)Kusursuzlar
10)Biyoloji - Campbell
11)Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana
12)Bağlantı Kurmak
13)Darwin ve Beagle Serüveni
14)Tarihi Değiştiren Bilginler
15)Göl İnsanları

Listem bu şekilde. Sizin bu yıl özellikle okumak istediğiniz kitaplar var mı ?

3 Mart 2017 Cuma

Şubat (2017)'ın Ardından

Herkese merhaba. Bu ay okuduğum kitaplardan bahsedeceğim. Hazırsanız başlıyorum.

Öncelikle yıllık okuma hedefimi bitirdim. Bu yılki hedefim çok mantıklı değildi, karamsarlığıma denk gelmişti. Sayı çok da önemli değil aslında. O yüzden yeni bir hedef koymayacağım. Beni mutlu eden, okumak istediğim kitaplarla okumalarıma devam edeceğim.

Şubat ayında okuduğum ilk kitap
A Queer Night In Paris and Other Stories
Maupassant'ın henüz bayıldığım bir hikayesi olmadı ne yazık ki. Sevmeye çalıştım ama olmuyor. Daha başka hikayelerini okuyacağım. Ay Işığı sırada.

Adulthood Is A Myth
Hakkında tam şurada bir yazı yazmıştım. Eğlenceli bir kitap.

Bu ay Sherlock mangalarına başladım. The Blind Banker ve A Study In Pink olmak üzere. Tam olarak şunları okudum:

*Sherlock: The Blind Banker #1

*Sherlock: A Study in Pink #1
*Sherlock: A Study in Pink #2
*Sherlock: A Study in Pink #3

Aslında Blind Banker'ı daha çok sevdim. A Study In Pink ilerledikçe sıkmaya başladı. Merak edenler için belirteyim. Mangalar dizi ile birebir ilerliyor. Hikaye tamamen dizinin hikayesiyle aynı.

Bu ay çizgi roman da okudum. Robbie Morrison'ın Tenth Doctor serisine devam ediyorum. Bu ay okuduklarım:
*Doctor Who: The Tenth Doctor #6 

*Doctor Who: The Tenth Doctor #7

Bu ikisi, meleklerle ilgili olan hikayeyi anlatıyor. Açıkçası melekleri dizide de sevmiyordum. Okurken sıkıldım.

Diğer bir çizgi roman

Suç ve Ceza - NTV Çizgi Klasik

Suç ve Ceza en sevdiğim kitaplardan biri. Ama çizgi romanda içinden bir şeyler kaybolmuş. İçi boşalmış. Hem hikaye biraz değiştirilmiş, hem de günümüze uyarlandığı söyleniyor. Günümüze uyarlamak Raskolnikov'un arkasına Sex Pistols posteri eklemek midir? Öyleyse evet, uyarlanmış. Sonuç olarak beğenmediğim bir çizgi roman oldu. Ntv çizgi klasik serisine karşı da bir ön yargı oluştu bende.

Bu ay blogta hakkında hiç yazmadığım diğer bir kitap

Gizli Bahçe
Oldukça popüler bir Kore dizisi. Benim en sevdiğim Kore dizilerinden. Ama kitap felaket kötü, üzgünüm. Bu kitabın yazılma amacı tamamen parasal olsa gerek. Kitapta hiçbir duygu yok. Şöyle oldu, böyle bitti. Gil Ra Im şunu dedi, işte o bunu yaptı. Kitap bitti. Yazım dili gerçekten çok kötüydü. İkincisini almayı düşünmüyorum, bir yerlerde bulursam belki okurum. 

Küçük Kara Balık-Bir Şeftali Bin Şeftali
Ben bu kitabı a101'den almıştım. Reklam yapmıyorum, sadece ara sıra a101'de uygun fiyatlı kitaplar oluyor. Belirtmek istedim. İkisi de çocukken sevdiğim kitaplardı. Şöyle bir karar aldım. Çocukken çok sevdiğim kitapları tekrar okumayacağım. Buna Jules Verne'in ve Gülten Dayıoğlu'nun kitapları da dahil. Bir şekilde içinde bir bit yeniği buluyorum.

Kurucunun Kızı
Şurada uzun uzun anlattım.

     Devrimin Kızı

Bunun yorumunu bloga eklemedim. Hiç beğenmediğim bir kitap. Seri benim için rezalete dönüştü. Beğenmediğim kısımlar da hep spoiler. Ama şöyle söyleyeyim bir insan kardeşine bunu yapabilir mi? Gerçekten ilginç. Kusursuzlar bitince bir süre distopya okumayacağım. En azından genç yetişkin türünde olanları.

    Fangirl
  Yorumu şurada

    Hayatın Kökleri

 Yorumu şurada

    Marie Curie: Radyoaktivitenin Keşfi
    Yorumu şurada

    İsyan
Yorumu şurada

    Paris'te Bir Akşam

    Yorumu şurada

    Gregor Mendel: Genetiğin Temelleri
Tübitak'ın biyografi kitaplarından biri. Sırada yakında okuyacağım Alexander Graham Bell var. Ben bunları toplu olarak internetten bulmuştum. Ama fırsat bulunca satın alacağım, elimde bulunsun istediğim kitaplar. Mendel'i herkes duymuştur. Benim en sevdiğim bilim insanlarından. Ona ayrı bir sempati ve saygı duyuyorum. Çünkü keşfettiği şeyler yeni bir çığır açtı. Mendel'in hayatı boyunca en büyük sorunu para olmuş. Evet, o kağıt parçaları olmadığı için istediği okullara gidememiş, kimi zaman okula gidememiş. Bilim dünyası açısından bulduğu şeyler yok sayılmış, kabul görmemiş. Bir şeyleri başarmanın tadını hayatı boyunca alamamış. Dediğim gibi Mendel'i bir ayrı seviyorum. Bu kitabın detaylı bir yorumunu da bloga ekleyeceğim. Çok beğendiğim bir kitap oldu.

Şubat verimli bir aydı benim için. Bu verim Mart'ta olmayacak çünkü Nisan'da yds var. Hala yeterli notu alabilmiş değilim. Eğer İngilizce okuyan veya İngilizcesi iyi olan, tavsiye vermek isteyen birileri varsa kapım her zaman açıktır :-D 

1 Mart 2017 Çarşamba

Paris'te Bir Akşam | Kitap Yorumu

Alain Bonnard Paris'te küçük ve eski bir sinema sahibidir. Aynı zamanda eskiyi seven, nostaljik biridir. Sinemasında popüler filmleri değil de eski filmleri oynatan, patlamış mısır ve kola bulundurmayan biri. 

Alain sinemasında insanların hayal dünyasına hitap eden ve onlara bir şeyler katan filmleri oynatmayı tercih etmektedir. Her çarşamba, sinemasına gelip 17. sıraya oturan Kırmızı Mantolu Kadın'a aşık olduğunu fark eder. Bir gün bu kadını yemeğe davet eder. Bu sırada inanılmaz bir olay daha olur. Ünlü yönetmen Allan Wood (Woody mi Allen, bence evet :-D) Allain'ın sinemasını bir film çekimi için kullanmak ister. Ünlü oyuncu Solene ile tanışan Alain bir anda kırmızı mantolu sevdiceğinin ortadan kaybolduğunu fark eder. Onu bulamamaktadır çünkü ne telefonunu istemiştir ne de soyadını bilmektedir. Kırmızı mantolu kadın söz verdiği gibi de yapmaz, Alain'i görmeye gelmez. Acaba bu durumun Solene ve Allan Wood ile bir ilgisi var mıdır ?
Bu kitabı tesadüfen buldum. Öylesine okumaya başladım. En çok sevdiğim kitap okuma tarzı da bu. Bir anda karar verilen, plansız okumalar. Hatta kitabın konusunu bile bilmeden yapılan okumalar.

Alain baş kahramanımız. Kendisi çekingen, nostaljik, romantik, melankolik bir insan. Ben Alain'in tüm bu özelliklerini çok sevdim. Kitapta bir çok film önerisi var. Alain'in sinemasında oynattığı filmler, bizzat sevdiği filmler...Eskiyi sevenlere hitap edecek bir kitap. Tabii ki bu kitabı Paris'in büyüsüne kapılmadan okumak imkansız. 

Kitaptaki her karakter bir ünlüyü temsil ediyor. Alain Alain Delon'u, Allan Wood Woody Allen'ı gibi. Kitap bir Woody Allen filmi gibi. O atmosferi size hissettiriyor. 

Alain'in Kırmızı mantolu kadını arayışı, çaresizliği, tüm o çabaları... Sevgiye değer veren ve  sevgi için çabalayan bir roman karakteri görmek hoşuma gitti. Kitabın beğenmediğim yönü ikisinin birbirine çok çabuk aşık olması. Birbirini yeterince tanımadan bir sevginin gelişebileceğini düşünmüyorum. 

Bu kitap modern bir eski kafalılığın ürünü. Ciddi anlamda bir aşk romanı değil, olsa zaten okuyamazdım. Yani kitapta vıcık vıcık bir aşk yok. Eskiyi sevenler, Woody Allen filmleri sevenler, filmleri sevenler Paris'te Bir Akşam'ı sevecektir.

Puanım:
Alıntılar:

Size biraz çekingen bir tip olduğumdan bahsetmiş miydim ? Hemen şunu da söylemeliyim, çekingen olmam sıkıcı biri olduğum anlamına gelmiyor. Tam tersine; iç dünyam çok zengindir ve hayal dünyam çok renklidir.

Bazen mutlu oluyorum ama bu çok sık olmuyor. Yaşlandıkça mutluluğun bir dizi ayrı ve güzel andan ibaret olduğunu anlamaya başladığın zamanlar geliyor. Sonradan hatırladığın güzel zamanlar...

Gözleri aniden parladı ve dudaklarında düşünceli bir gülümseme belirdi. Sanırım ona tam da o anda aşık olmuştum.

Evet, maceraperest değilsin ama hiç önemi yok. En çok sevdiğim yanın da bu zaten; hassaslığın ve çekingenliğin. Bu dünya yalnızca aceleci ve korkusuzlara, gürültücü ve tuttuğunu koparanlara ait değil. Sessiz, çekingen, hayalci ve alışılmadık insanlara da yer var. Onlar olmasaydı bize hayal gücümüzün çalışacağı bir alan sağlayan farklılıklar, açık mavi sulu boya tonları, söylenmemiş sözler olmazdı.

Her şey eşzamanlı olur, iyi şeyler ve kötü şeyler. Birbirleriyle ilgili olmaları gerekmez. Dünya böyle.

Yağan yağmurla birlikte sanki bütün şehrin hüznü üzerime yağıyordu ama yağmur sadece yağmurdu, hayatıma yön verecek bir şey değildi. Havayı umursamıyordum. Mutsuzken mavi bir gökyüzü kimin umurunda olurdu ki ?