Ağustos (2017) 'un Ardından

by - 31.8.17

Merhaba. Nasılsınız, umarım iyisinizdir. Ben mi, idare ediyorum işte. Babaannemin deyişiyle bi iki sürünüyorum. Şimdi bugün 31 ağustos niye bu yazdın diyebilirsiniz. Çünkü bugün kitap bitireceğimi sanmıyorum. Bitirirsem de olsun yani.


Bu ay biraz tuhaftı. Kafamda çok fazla soru döndü durdu. Aslında kafamı kurcalayan şey geçen ay başlamıştı. Çok küçük bir şey bunu başlattı ve ben de neyin ne olduğunu sorgulamaya başladım. Ama şu anki bilgilerimle çözebileceğim bir şey değil. Çünkü çok eski bir şey, asırlar önceden kalma. Etrafımda da aslını astarını bilen yok. Ama temiz kafayla baktığım zaman çoğu şeyin diğeriyle benzer olduğunu görüyorum. Fakat diğeri, başka bir yerde. Neyse işte bu böyle çözümü olmayan ve ölene kadar da kafamı kurcalayacağını bildiğim bir şey. Hemen bu ay ne zıkkım okudum ondan bahsedeyim.

Anton Çehov-Üç Kız Kardeş: Açıkçası Çehov'un tarzı bana göre değil. Kitaplarını okumak bana eziyet gibi geliyor. İyi ama o dünya bana çok sıkıcı ve çekilmez geliyor.


Paper Girls 15: Bunu gazeteci kızlar diye türkçeye çevirseler ya. Ya da kağıt kızlar nasıl hehe. Bu da iyice tuhaflaştı bence. Tadında bitmeliydi. Çorap söküğü gibi oldu, eski heyecanı da yok.

Bride of the water god: Su tanrısının gelincağızı. Bayağı okudum bu mangayı. Niye okudum ben de bilmiyorum.

Anya's Ghost: Hayalet gören Amerikalı masum Rus kızın kör talihi. İyi ha, internette falan bulursanız, benim gibi çarpık ingilişçenizle okuyabilirsiniz.

Kutadgu Bilig: Adam yazmış. Kün kördi meni görmez idim seni, oy bu közler kör olur idi. Ne uyduruyorum ben ya. Valla antik yayınlarından okuyun ha. Çünkü diğerleri eski türkçe.

Bayan Ming'in Hiç Olmayan On Çocuğu: Bunun yorumu var blogda, gidin bulun dostlar.

Hayat Bir Rüyadır: Fevkaladenin fevkinde.

Geçen iki aya göre ilerleme var bende. Neyse izlediğim zıkkımlı filmlere geçiyorum.
Bu ay aşk meşk filmleri izlemişim. İki tane de politikli film izledim.

No: Güzeldi. Şiddetsiz tavsiye.

Persepolis: İranlı bir çocuğun büyüme hikayesi. Ağlaya ağlaya izledim. O çektiği dertler insana tokat gibi çarpıyor. Bizim için endişelendiğimden belki de böyle çok etkiledi beni. Dinler iyilik, güzellik için ama birilerinin elinde atom bombasına dönüşebiliyor. Neyse bu kızın kaçacak yeri vardı, ya İranda yaşayan diğer kadınlar? Onlar ne yapıyor?

Notting Hill: Hiç beğenmedim, ileri sara sara izledim.

You've got mail: Mesajınız vaaar. İşte bunu seviyorum. Çok tatlıydı bu film. Darcy klişesi falan olmasa daha çok severdim. Neyse kitaplarla ilgili film arayanlar biletler solda.

Harry Sally ile tanışınca: İdare eder. İzlemeseniz de olur. Bunda da Darcy klişesi olabilir, mutlaka vardır hehe.

Buraya da şu musikiyi bırakıyorum. Okurken dinleyin bence. Dinlemeseniz de keyfiniz bilir. Good bye lenin'i de izleyin bence. İzlemeseniz de keyfiniz bilir. Elveda. Hüzünlendim şu anda. Hoşça kalın daha iyi, evet. Hoşça kalın.


You May Also Like

0 yorum

Link içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...