26 Haziran 2016 Pazar

Alper Kamu: Cehennem Çiçeği | Kitap Yorumu

''Bana bu gece bir hikaye anlatır mısın? Eskiden olduğu gibi.''
''Elbette.'' Ceketini çıkarıp yanıma kıvrıldı babam.''Sana eğlenceli bir masal anlatayım öyleyse.''
''Hayır.Hüzünlü bir hikaye anlat bana.''
''Hüzünlü mü? Niye ki?''
''Babacığım,'' dedim.''Sen de biliyorsun, vakit mutlu hikayeler için çok geç.''

Bir çocuğun ölümü üzerine Alper başlıyor dedektifliğe.  Bir farkla bu sefer olaylar kendi ailesine de dokunuyor.

İlk kitabı sevmedin bre niye devam ettin diyenler vardır eminim. Merak ettim. Alper karakterini sevdiğimi söylemiştim. Kitaba ulaşınca da bir çırpıda okudum. Cehennem Çiçeği beklentimin üzerindeydi. Olay kurgusu diğer kitaba göre daha iyiydi. Heyecan ve entrika diğer kitaba göre daha fazlaydı. Şimdi olaylarla ilgili ne söylesem spoiler olacak. Özellikle kitabın sonuna üzülmemek elde değil. 

''Pazarlığa açık değilse ruhum, Şeytan beş para vermeyeceğindendir; çünkü ben Alper Kamu, gösterişli bir yalan,
insanlığın kara yazgısına vurulmuş lanetli bir mühürden başka bir şey değilim.''

''Sevdiğin kişiye asla iyi geceler dilememelisin. Uykunun aranıza gireceğini düşündürürsün.''

''Annemle babamı düşündüm.Onlar birbirlerine aşık falan değildi. Bir zamanlar öyle olduklarına delalet eden bir şeye de rastlamış değildim. Ara sıra hırgür yaşasalar da iyi kötü geçinip gidiyorlardı işte. Gündüzleri av avlayıp kuş kuşluyor, geceleri mağaralarına çekilip dinleniyor ve boş zamanlarında bir de potansiyel seri katil büyütmek suretiyle boy boylayıp soy soyluyorlardı.''

"Hayatı anlıyorum,” dedim. 
“Sadece kabullenemiyorum.''

Puanım:

0 yorum :

Yorum Gönder

Link içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...