3 Nisan 2016 Pazar

Babamın Bavulu - Orhan Pamuk | Kitap Yorumu

''İçimde bir yandan her şeye karşı durdurulmaz bir merak ve aşırı iyimser bir okuyup öğrenme açlığı vardı; bir yandan da hayatımın bir şekilde ''eksik'' bir hayat olacağını, başkaları gibi yaşayamayacağımı hissediyordum.''

Babamın Bavulu  deneme, biyografi, günlük türünde -ki bana daha çok deneme gibi geldi - Pamuk'un Nobel konuşmasını içeren kısacık ama derin etkili bir kitap. 
Bazen herkes gibi olmak isteriz, uğraşırız ama kendimizi herkesten dışarıda görürüz ya, belki de sadece ben bu duyguyu yaşıyorumdur bilmem. İşte Orhan Pamuk bu hissi çok yaşamış ve oldukça güzel anlatmış. Kitap genellikle yazarlık, baba-oğul ilişkisi, Pamuk'un kendi romanları, edebiyat, kitap sevgisi üzerine düşünceler ve anılardan oluşuyor. Bir bakıma nasıl yazdığını anlatarak yazarlığa giriş dersleri de vermiş.

Yorumum:
Ben oldukça sevdim bu kitabı. Yazara karşı düşüncelerim bir anda basamak atladı diyebilirim. Benim yazara karşı bir ön yargım yoktu zaten, ama ön yargısı olanlara özellikle tavsiye ederim. Siyasi biri olmak istemiyor Pamuk, hem de hiç istemiyor. Sadece onun hayata geniş bir açıdan baktığını düşünüyorum. Babasıyla olan ilişkisi, içe dönüklüğü, kalabalıkta sadece bedenen var olup aslında tek isteği olan odasında bir başına kalıp yazma hayali...
Bu kitabın içinde bana ait bir şeyler var. 

Alıntılar:
''Her zamanki gibi babamın mutluluğunu, dertsiz, tasasız halini kıskanarak arkasından baktım.''

''Bir kitap hayal etmek zor bir şey değil. Tıpkı bir başkası olmayı hayal etmek gibi, bunu sık sık yaparım. Zor olan ise, hayal ettiğiniz kitabın ima ettiği yazar olmak. ''

''Bir noktadan sonra, hayal ettiğim bu dünya benim elimden çıkar ve kafamın içinde yaşadığım şehirden daha da gerçek olur.''

''İyi edebiyatın seslendiği şey yargılama gücümüz değil, kendimizi bir başkasının yerine koyabilme yeteneğimizdir.''

''Mutlu olabilmek için her gün bir miktar edebiyatla ilgilenmem gerekiyor.''

''Çünkü babamın bavulundan gerçek, büyük bir edebiyat çıkarsa babamın içinde bambaşka bir adam olduğunu kabul etmem gerekecekti. Bu korkutucu bir şeydi. Çünkü ben o ilerlemiş yaşımda bile babamın yalnızca babam olmasını istiyordum; yazar olmasını değil.''

''Bildiğiniz gibi yazarlara en çok sorulan, en çok sevilen soru şudur: Neden yazıyorsunuz?
İçimden geldiği için yazıyorum ! Başkaları gibi normal bir iş yapamadığım için yazıyorum. Benim yazdığım gibi kitaplar yazılsın da okuyayım diye yazıyorum. Hepinize, herkese çok kızdığım için yazıyorum. Bir odada bütün gün oturup yazmak çok hoşuma gittiği için yazıyorum. Gerçekliğe onu ancak değiştirerek katlanabildiğim için yazıyorum.Ben, ötekiler, hepimiz, bizler İstanbul'da, Türkiye'de nasıl bir hayat yaşadık, yaşıyoruz, bütün dünya bilsin diye yazıyorum. Kağıdın, kalemin, mürekkebin kokusunu sevdiğim için yazıyorum. Edebiyata, roman sanatına her şeyden çok inandığım için yazıyorum. Bir alışkanlık ve tutku olduğu için yazıyorum. Unutulmaktan korktuğum için yazıyorum. Getirdiği ün ve ilgiden hoşlandığım için yazıyorum. Yalnız kalmak için yazıyorum. Hepinize, herkese neden o kadar çok çok kızdığımı belki anlarım diye yazıyorum. Okunmaktan hoşlandığım için yazıyorum. Bir kere başladığım şu romanı, öteki yazıyı, bu sayfayı artık bitireyim diye yazıyorum. Herkes benden bunu bekliyor diye yazıyorum. Kütüphanelerin ölümsüzlüğüne ve kitaplarımın raflarda duruşuna çocukça inandığım için yazıyorum. Hayat, dünya, her şey inanılmayacak kadar güzel ve şaşırtıcı olduğu için yazıyorum. Hayatın bütün bu güzelliğini ve zenginliğini kelimelere geçirmek zevkli olduğu için yazıyorum. Hikaye uydurmanın ve kurmanın zevkleri için yazıyorum. Tıpkı bir rüyadaki gibi gidilecek başka bir yere bir türlü gidemiyormuşum duygusundan kurtulmak için yazıyorum. Bir türlü mutlu olamadığım için yazıyorum. Mutlu olmak için yazıyorum.''

Yorumumun sonuna gelirken özellikle üstteki alıntıyı okumanızı öneririm. Tek tek üşenmeden yazdım çünkü beni gerçekten etkiledi. Sağlıcakla kalın !

Puanım:

0 yorum :

Yorum Gönder

Link içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...