5 Ağustos 2015 Çarşamba

Fahrenheit 451 (Film)

''Sadece onları meşgul et ve mutlu olmalarını sağla.''

İnsanların sorgulamasını istemeyen
Herkesin aynı derecede mutlu olmasını amaçlayan
Bunun da kitapların yok edilmesiyle gerçekleşeceğine inanan bir devlet
Bütün gün televizyon izleyip, uyuşturucu haplar içen, eşyaya tapan insanlar





Fahrenheit 451 bir distopya. İsmi ise kitapların bu sıcaklıkta yanmasından geliyor. Montag itfaiyede çalışan biridir, itfaiye dediysek bizim bildiğimizden değil bu itfaiye sadece kitap yakmakla görevli ve ihbar üzerine evlere gidip kitapları yakıyor. Montag işinde çok iyidir hatta yakında terfi dahi alacaktır. Gerek devletin kurallarına, gerekse amirlerinin söylediklerine harfiyen uymaktadır. Fakat Montag'ın içinde bir boşluk olduğunu hissedebiliyoruz, hayatında bir şeyin eksik gittiğini.



Yine tramvayda boş boş gittiği günlerden birinde aynı zamanda komşusu olan Öğretmen Clarisse ile tanışır. Clarisse ona ''Yaktığın kitapları hiç okudun mu?'' sorusunu sorar. Bu soru Montag'ın hayatını değiştirecektir.



Soru üzerine düşünmeye başlar ve bir gün Charles Dickens'ın David Copperfield kitabı ile eve gelir. Eşi Linda uyuduktan sonra kitabı okumaya başlar. Bu sahnede Montag'ın daha önce hiç kitap okumadığını vurgulamak için parmaklarıyla satırları takip ettiği ve çok yavaş okuduğu, hatta kitabın basım yerini dahi okuduğu gösterilmiş.



Biraz da Montag'ın eşi Linda'dan bahsedelim. Linda tam bir sistem sevdalısı. Bütün gün televizyon izliyor ve tvdekileri ailesi olarak görüyor. Hatta tvde şöyle bir şey de var. İnsanlara sanki tvdeki olaylara dahil oluyorlarmış gibi hissettiriyorlar. Örneğin bir dizideki bir olayı çözüyormuş,onun da görüşleri kayda alınıyormuş ve dizi buna göre ilerliyormuş gibi. Bu da insanların kendilerini zeki ve önemli biri hissetmelerini sağlıyor.



Linda uyuşturucu haplardan her gün alıyor hatta bir gün komaya giriyor. Linda bu haplar yüzünden hayatına dair önemli şeyleri dahi hatırlayamamaktadır. Bu uyuşturucu hapları günümüzün antidepresanlarına benzettim. Linda'nın tek amacı popüler olmaktır, arkadaşları arasında popüler olmak, ülkede popüler olmak. Hatta bir gün belki aktris dahi olabileceği hayalini kurmaktadır.



Gün geçtikçe Montag daha çok kitap okumaya başlar ve okudukça daha çok okuması gerektiğini düşünür. Linda ise bu durumu hiç hoş karşılamaz, Montag'a engel olmaya çalışır.




Daha sonraki sahnelerde yaşlı bir kadın kitaplarıyla birlikte yanmayı tercih eder. Bu beni çok etkiledi düşündüm de eğer benim kitaplarımı yakmaya gelselerdi onları bırakabilir miydim?


Filmin sonlarına doğru öğretmenin evine de baskın yapılır.Öğretmen kaçar amcası ise yakalanır. Linda ise eşi Montag'ı ihbar eder. Montag'ın sistemin kendi kendisini yok etmesi için bir planı vardır fakat o planını uygulayamadan kendini ekiple birlikte kendi kitaplarını yakmaya giderken bulur.



Kitaplar insanlara, onları mutsuz eden, duygularını ele geçiren ve onları asosyalleştiren nesneler olarak gösterilir. Bu sayede insanların kitaplara düşman olması amaçlanır. Devletin bir çok olayı mış gibi gösterdiğini görüyoruz. Montag'ı işlediği suçtan dolayı televizyonda ,yakalanmış gibi göstermeleri de buna örnek. Bir sahnede Öğretmen Montag'a ''kitap insanlar''dan bahsediyor. Bu insanlar kitaplar yakıldığı için kitapları ezberliyorlar ve devletten uzakta dağlar,tepelerde yaşıyorlar.




Tarih boyunca kitapların hep düşman olarak görüldüğünü ve sistemde bir değişiklik olduğunda ilk yok edilenler olduğunu hepimiz biliyoruz. Bunun için çok uzaklara gitmemize gerek olmadığını düşünüyorum. Örneğin 80 darbesi ve Nazi Almanya'sına kadar gitsek yeter. Filmdeki birçok olay aslında günümüzdekinden çok da farklı değil. Evlerimize koca koca televizyonlar aldık ve geçen akşamki dizide falanca kızın hangi oğlanı seçtiğini bilmiyorsanız arkadaşlarınız şaşıyor ve nasıl izlemezsin diyorlar. Eğer falanca kızın hangi oğlanı seçtiğini bilmiyorsanız o günkü arkadaş muhabbetinden mahrum kalacaksınız. Ayrıca çoğu insanın okuyana tuhaf baktığını hepimiz biliyoruz. Bunu gözlemlemek için tramvayda kitap okuyabilir ara sıra kafanızı kaldırıp insanlara bakabilirsiniz.

Filmle ilgili söyleyeceklerim bu kadar. Sonuyla ilgili spoiler vermiyorum. Acaba kitabı okumak yerine önce filmi izleyerek hata mı ettim diye düşünmüyor değilim.  Son olarak eklemek istediğim bir şey: Okuyun, kitap okuyun, gazete okuyun, dergi okuyun. Yeter ki bir şeyler okuyun. Kitap okumayı sevmeyenlerin kendine uygun kitabı henüz bulamamış olduğunu düşünenlerdenim. Sağlıcakla kalın.



0 yorum :

Yorum Gönder

Link içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...